Demokrasi Dinamiği Kürtler -4- KÜRTLERDE ÖZGÜRLÜK STRATEJİSİ
22 Nîsan 2013 Duşem
Kürt halkının ciddi bir özgürlük sorunu vardır ancak bir ulusun devlet aracılığıyla özgürleşemeyeceği de anlaşılmıştır. Bu durumda UKKTH ilkesini devlet kurma değil, demokrasi kurma hakkı biçiminde yorumlamak daha doğrudur.

Şiyar KOÇGİRİ
Kürt Özgürlük Hareketi 2000li yıllardan itibaren stratejik bir dönüşüm yaşamıştır. Dönüşüm, devlet odaklı bir paradigmadan, demokrasi odaklı paradigmaya doğru gerçekleşmiştir. 1970li yıllarda ortaya çıkan Kürt hareketleri devlet odaklı bir programa sahiptir. Başta PKK olmak üzere Kürt hareketini oluşturan irili-ufaklı örgütlerin ezici bölümü UKKTH ilkesini, ulusun devlet kurma hakkı biçiminde yorumlamıştır. Bu ilkenin yorumu, burjuvazinin ulus devlet kurma yaklaşımından kaynaklanmıştır. Bu yaklaşım reel sosyalizmin ağır etkisindeki sol hareketlerin tümü tarafından da benimsenmiştir. Kürt Halkı İçin Demokratik Olan, Devlet Olmayandır
Kürt halkının ciddi bir özgürlük sorunu vardır ancak bir ulusun devlet aracılığıyla özgürleşemeyeceği de anlaşılmıştır. Bu durumda UKKTH ilkesini devlet kurma değil, demokrasi kurma hakkı biçiminde yorumlamak daha doğrudur. Uluslar devletten ziyade demokrasiyle özgürleşebilir. Demokrasi ve özgürlük arasındaki bu yapıcı diyalektik tüm sorunların çözümü için geçerlidir. Devlet toplum için bir hastalıksa eğer, demokrasi bunun ilacıdır. Kürt Özgürlük Hareketi bu nedenle kendisini devlet odaklı çözümlerden arındırmıştır.
Güçlenmenin ve özgürleşmenin yolu devletleşmekten değil, politik ahlaki temelde toplumsallaşmaktan ve demokratikleşmeden geçer. Demokratikleşme ve toplumsallaşma aynı değerde süreçlerdir. Devletleşmek, var olan köleliği daha da derinleştirir. Kürt Özgürlük Hareketi artık bu ölçüleri esas almakta ve demokratik siyaseti bu temelde kurgulamaktadır. Kürt halkı UKKTH ilkesini, sömürgeci ulus devletler ister kabul etsin ister etmesin, demokrasiyi kurma hakkı temelinde kullanmaktadır. Kürt halkı için demokratik olan, devlet olmayandır. İnsani ve toplumsal olan, demokratik olandır.
Kürt halkının yaşadığı stratejik dönüşüm ekseninde ilgilendiği temel konulardan biri de, demokrasinin kurumlarıdır. Demokrasi, kuru laf kalabalığı değildir. Kurumu ve eylemi olmayan bir demokrasi olamaz. Dolayısıyla demokrasinin kurumlarını net tarif etmek gerekir.
Demokrasinin kurumları; devlet dışı toplumsal örgütlenmeler,
Demokrasinin dili; zor ve tahakküm içermeyen eylem,
Demokrasinin bireyi; bilinçli, örgütlü ve iradeli yurttaştır.
Demokrasi halk veya kitle yönetimi değildir. Halk‖ henüz yurttaş topluluğu olmadığı gibi kitle de gerçekte kendini yönetmeyen, kâğıt üzerinde özgür bireylerden meydana gelmiş bir yığındır. Yine demokrasi bireylerin rast gele faaliyeti olarak da anlaşılmamalıdır.
Kitleler gürültü yapar, yurttaşlar tartışır;
Kitleler hareket eder, yurttaşlar eyleme geçer;
Kitleler çarpışır ve kesişir, yurttaşlar bağ kurar, paylaşır, tamamlayıcı katkıda bulunur;
Kitleler birbirinden bağımsızdır, yurttaşlar birbirine bağımlıdır.
Dolayısıyla kitleler tartışmaya, eylemde bulunmaya, paylaşmaya ve katkıda bulunmaya başladıkları an, kitle olmaktan çıkar, yurttaş olurlar. Ancak o zaman bilinçli bir katılım kültürü edinirler. Demokratik tartışma konuşma kadar dinlemeyi, düşünme kadar hissetmeyi ve dile getirme kadar eylemde bulunmayı içerir.
Siyasetin Amacı, Farklılığı Siyaset Yoluyla Geliştirip Sentezlemektir
Özgür yurttaşlara sahip olmak demokratik bir ülkeye, demokratik bir ulusa ve demokratik bir hukuk sistemine sahip olmak demektir. Aksi durumda J. J. Rousseaunun söylediği gibi Özgür olmadan yurtseverlik; erdem olmadan özgürlük, yurttaşlar olmadan da erdem olmaz; yurttaşlar yaratın, böylece ihtiyaç duyduğunuz her şeye sahip olursunuz; onlar olmadan, devlet yöneticilerinden aşağılara kadar, yalnız değersiz kitlelere sahip olursunuz
Yurttaşlık olmadan ne özgür doğal insanlar ne de halinden memnun tek başına kişiler olabilir. Kürt özgürlük paradigmasının temel yaklaşımı bu eksen üzerinde gelişmektedir. Üst kimlik (Türkiyelilik-İranlılık-Suriyelilik-Iraklılık) içinde karşılıklı bağımlılık esas alınmaktadır. Bu nedenle demokratik siyasetin amacı, farklılığı siyaset yoluyla geliştirip sentezlemektir. Halklarımız arasında kalıcı, güçlü, birbirinin iradesine saygılı, varlığını zenginlik gören eşit ve özgür ilişkiler ancak bu temelde kurulabilir. İşte o zaman Türkiyelilik-İranlılık-Suriyelilik-Iraklılık tüm halklar tarafından canı gönülden benimsenen bir üst kimlik olarak kabul görecek ve saygı bulacaktır.
Kürt Özgürlük Hareketi soyut ve yapay yurttaşlık ile özgürlük icat etmeye karşı radikal demokratik mücadeleyi benimsemiştir. Radikal demokrasi (ki bu, liberal demokrasi karşısında savunduğumuz asıl demokrasidir) demokrasiyi yurttaşlık tanımının merkezine koyar.
Gönüllü irade,
Meclislerde ve komünlerde cisimleşmiş irade,
Politika ve ahlakın kuralarıyla oluşan irade siyasetin demokratikleşmesini olduğu kadar, işlevsel ve sorun çözücü olmasını sağlayan etkin ve sürekli kılınması gereken en temel özelliktir.
Bu siyaset altında farklı etnik kimliklerden yurttaşlar ne kanla, ne sözleşmeyle; fakat ortak çelişkilere ortak çözüm arayışına olan ortak ilgileri ve ortak katılımlarıyla birbirine bağlanırlar. Demokratik vatan, demokratik ulus, demokratik hukuk sistemi etrafında buluşurlar. Burada devlet, demokrasiyle uzlaşmak zorunda kalır. Ulus-devlet, ulusal devlete dönüşür. Ulusal devlet, toplumsal sözleşme olarak demokratik anayasaya, demokratik ulusun ortak kültür duygusuna, demokratik hukuk sistemine ve demokratik ortak eyleme dayanır.
Demokrasinin gelişiminde en önemli araçlar sivil toplum kuruluşlarıdır ve bunlar demokratik yaşamın vazgeçilmez araçlarıdır. Buna Üçüncü Alan denilmektedir. Tarihte üçüncü alan ilk defa bu biçimiyle ortaya çıkmaktadır. Bu yönüyle demokrasinin yurttaşlığı sivil toplum alanıyla da gerçekleşme imkânına kavuşmuştur. Yurttaş meclislerinde daha kapsamlı bir irade ortaya çıkabilmektedir. Bu oluşumlar dünyada da giderek iktidar güçlerini yurttaşlar topluluğuna karşı sorumlu kılmaktadır. Hesap sormanın temel araçları bunlar olmaktadır.
Kürtler, demokratik sivil toplum örgütleriyle, demokratik çalışmalara yoğun katılımlarıyla yurttaşlara dönüşme eğilimlerini ısrarla sürdürmektedirler. Bu durum karşısında sömürgeci devletler özelde de Türk devleti her fırsatta Kürtlerin yurttaşlaşma sürecini engellemeye çalışmaktadır. Bunun bir kölelik dayatması olduğu açıktır. Bu temelde Kürtlerin düzenlediği ve polisin saldırmadığı, gözaltı yapmadığı, tutuklamadığı, soruşturma ve yargılama konusu yapılmamış tek bir demokratik eylemi, gösteri, yürüyüş, toplantı, basın açıklaması, kurultay, protesto etkinliği gibi sivil-demokratik eylem ve etkinliği yoktur. Zindanlar bundan dolayı tutuklanan, onlarca yıl cezaya çarptırılan Kürtlerle doldurulmuştur. Kürtler ayrıca sınırları içinde yaşadıkları devletlerin diğer etnik kesimleri içinde geliştirmiş oldukları yaklaşımlarla demokrasi ve özgürlük mücadelesinde örnek tetikleyici unsur olmaktadırlar.
Temsili Demokrasi, İğdiş Edilmiş Demokrasidir
Evrensel değerler içinde meclislerin gelişimi eskidir ve kentlerin oluşumuyla eş zamanlıdır. Sivil birlikler, meclisler, konseyler, platformlar bu nedenle siyasal birliği, aidiyeti kolaylaştırıp güçlendirir. Tarihte temsili demokrasi uğruna bedeller de ödenmiştir. Temsil edenlerin görev aldıklarında temsil ettiklerine yabancılaşması, ortada bir iğdiş edilme sürecinin olduğunu gösterir. O nedenle temsili demokrasi, devlete yedeklenmiş demokrasidir. Çoğunluğu yönetilen nesneye, azınlığı da yöneten özneye dönüştürür ve yeni bir işbirlikçi sınıf oluşturur. Bu, toplumun seçip parlamentoya yolladığı siyaset sınıfıdır.
Çağdaş demokraside siyaset kurumu devlet ve toplumun demokratikleşmesi yönünde çalışmakta, devletle toplum arasında bir köprü rolünü oynamaktadır. Siyasetin demokratikleşmesi; devletten topluma doğru akış kanallarının gelişmesi ve kurumlaşmasının önem kazanmasıdır. Bu durum çağdaş demokrasilerde bu şekilde gelişirken, temsili demokrasilerde ise siyaset, devlet yöneticiliğidir. Bürokratlıktır. Siyasetçilik, profesyonel bir meslek olarak geçim kapısı haline getirilmiştir. Seçim, toplumun kendi dönemsel efendilerini seçme hakkı dışında bir anlam taşımaz. Temsili demokrasinin temsil aracı olan partiler devlet odaklıdır. Tepede-tırnağa küçük bir devlet gibi örgütlenirler. Amaçları, devlet yönetimine gelmektir. Yüzleri tümüyle devlete dönüktür. Yalnızca seçim zamanlarında yüzlerini seçmene, iktidar aracı olarak gördükleri topluma çevirirler. Halkla ve gerçek demokrasiyle alakaları yoktur. Devletin imkân ve ayrıcalıklarından yararlanırlar. Siyaset kurumunun halk nezdinde bir yalan ve rant kurumu olarak algılanmasının haklı sebepleri vardır.
Demokrasinin Kendi Yerel Tartışma Mekânları, Kendi Meclisleri Olmak Zorundadır
Devlet, demokrasiyi kendine yedekler. Böylece politikayı ve yurttaşları da yedeklemiş olur. Böylelikle siyaset ve yurttaşlık özünden boşalıp ülke sorunlarına ilgisiz, işlevi yalnızca oy kullanmak olan bir seçmen yığınına dönüşür. Dolayısıyla temsili demokrasi, aldatma demokrasisidir. Milletvekili, milletten daha önemli ve değerlidir. Başbakan, sürü haline getirilmiş kitlenin baş çobanı olur. Kutsal devletin siyasal yöneticileri durmadan kutsanır ve devlet kapısı adeta bir kurtuluş kapısı olarak sunulur. Anahtar, siyasetçinin elindedir.
Tartışma ve örgütleme olmadan demokrasi olmaz. Sadece meclisler, komünler değil; bir pazaryerinde, meydanda, köy odasında, parkta, bir dükkanda da olsa demokrasinin kendi yerel tartışma mekânı, kendi meclisleri olmak zorundadır.
Bu mekândaki konuşmaların ve tartışmaların özgürce yapılması, toplumsallığın bir gereğidir. Hedef, güç kullanmak ya da sadece siyaset yapmak değil; kararlar ve iradi gücün kullanılmasının koşullarını yaratıp, yurttaşlık bilincini geliştirmektir. Bu temelde Kürt halkının özgür örgütlenme kendini ifade etme, geliştirme, demokratik ülke ve ulusun bir parçası haline getirme isteği ve kararlılığı tamdır.
Çözüm, Doğrudan Demokrasidir
Evrensel ve tarihsel değerlerden kopuk bir demokrasi ile kriz ve çatışmadan başka bir şey yaratılamayacağı açığa çıkmıştır. Sömürgeci ulus devletlerin çatısı altında, yurttaşlık bilinci, sivil alan ve her düzeydeki halk örgütleri üzerinde baskı geliştirilmesi, toplumsal ve siyasal bunalımın temel kaynağı olmuştur. Buna karşı Kürt halkının yürüttüğü çalışmalar, esasında eşit-özgür yurttaşlık çalışmasıdır. Sömürgeci devletlerin Araplaşma, Türkleşme, Farslaşma dayatmalarına verilebilecek en anlamlı yanıt, bu ülkelerin eşit-özgür yurttaşları olmaktır.
Yurttaşlık, politik bir kimlik davranış ve ilişkidir. Bu özellik, yurttaşları politika yapan bireylere dönüştürür. Temsili demokrasi sistemi, demokrasi kadar politikayı da iğdiş eder. Demokrasi çalışması politik bir çalışmadır ve politikanın profesyonel politikacılara bırakılması, demokrasinin yurttaşlardan kopartılmasıdır. Temsili demokrasi, temsili politikadır. Yurttaşlık iradesini politika‖ oluşturur. Bu irade, profesyonel politikacılara havale edildiği andan itibaren yurttaşlık, inceltilmiş köleliğe dönüşür. Dolayısıyla çözüm, doğrudan demokrasidir.
Demokrasi, kapitalist modernitenin saldırılarına karşı ancak yurttaşların doğrudan katılımına dayanan tarihsel geleneğini canlandırarak hayatta kalabilir. Bu gelenek, çok sesli, yurttaşlara konuşma ve karar verme, eylemde bulunma gücü veren, insanların her gün karşılaştıkları ve birbirlerinin konuşmasında kendilerini keşfettikleri platformlar olarak komünler ve meclislerdir.
Meclis Bir Demokrasi Mekânı Ve Eylemidir
Yurttaş meclisleri tarihsel demokrasinin doğrudan uygulandığı meşru toplumsal zeminlerdir. Meclissiz demokrasi, mabetsiz dine benzer. Meclis sistemi, devlete bulaşmamış toplumsal-dinsel gelenekler şeklinde karşımıza çıkar. Tarihin tüm aşamalarında farklı biçimlerde meclisleri görmek mümkündür. Köy odası aynı zamanda köyle ilgili sorunların tartışılıp karara bağlandığı köy meclisleridir. Tapınaklar, kiliseler ve camiler yalnızca ibadet mekânı olarak vücut bulmamışlardır. Toplumsal sorunların tartışıldığı, çözüme götürüldüğü meclisler olarak ortaya çıkmışlardır. Cem mekanları Aleviliğin meclisleridir. Eskinin esnaf birlikleri, Ahi ocakları birer meclisti. Bir yerleşim biriminin önde gelen saygın kişileri, oranın meclisi sayılırdı.
Tarih boyunca toplum, kendi meclislerini büyük bir çeşitlilik ve zenginlik içerecek biçimde yaratmış ve buralarda karşılıklı rıza ve ahlaki normlar temelinde sorunlarını çözmüş, ihtiyaçlarını gidermiş, varlığını devam ettirmiştir. Hiçbir zaman toplumsuz demokrasi olamayacağı gibi meclissiz toplum da olmamıştır. Ulus-devletin özünden boşaltarak kendine mal ettiği belediye, tarihsel bakımdan bilinen en kapsamlı halk meclisidir.
Ulus-devletin yereldeki uzantısı durumunda olan klasik belediyeler, temsili demokrasi ile birlikte halk meclisi olmaktan çıkarılmışlardır. Meclis, politikanın asli unsurları-yurttaşlar tarafından fikir birliği ile oluşturulur. Elbirliği ile hayata geçirilir ve bu sürece herkes doğrudan katılır. Bu anlamıyla meclis bir demokrasi mekânı ve eylemidir.
Günümüzde halkı aldatma sanatı olarak algılanan politika, özünde toplumsal sorunların en uygun yol ve yöntemlerle aşılmasının, toplumun ekonomik, ekolojik ve demokratik yeniden üretiminin sağlanmasının en kutsal yoludur. Politikanın kapsamına bir sokağın içme suyu sorunundan tutalım temizliğine, kimlik sorunundan tutalım trafik sorununa, oradan sağlığa, eğitime, kentsel ve ulusal bütçe planlamasına kadar toplumsal yaşantıyı ilgilendiren sayısız konu girer. Temsili demokraside söz konusu sorunların çözümü için kullanılan yöntem, devlete havale etmedir. Ancak doğrudan demokraside devreye gerçek politika yani halkın doğrudan politik etkinliği girer. Yani toplumun sorunları devlete havale edilmez. Toplumun tartışmasıyla hem tespit edilir hem çözümü için plan ve programa kavuşturulur. Sorunun çözümünün plan ve programını yapan yurttaş bu plan ve programın aktif uygulayıcısıdır.
Meclis Tarzı Örgütlenme Modeli Esas Aldığımız Demokratik Siyasetin Gereğidir.
Doğrudan politikanın asıl yürütücüsü, birer politik aktör olan özgür-eşit yurttaşlardır. Eşit-özgür yurttaş meclisleri bu politikanın hem oluşturulduğu mekân ve hem de eylemselleştiren mekanizmalardır. Meclisler çeşitli dernek ve platformlar şeklinde örgütlenebileceği gibi, yurttaş inisiyatifi olarak da örgütlenebilir. Eşit-Özgür Yurttaş Dernekleri, temelde mahalle meclisleri şeklinde örgütlenebilir. Mahallede yaşayan yurttaşlar derneğe ister üye olsun, ister olmasın yurttaşlık bilinciyle yan yana gelip meclis oluşturmakta ve politik bir sürece katılmaktadır. Bu mahalle meclislerinde mahallenin sorunları tartışılmakta ve halk tarafından kolektif bir akıl oluşturulmaktadır.
Özellikle uyuşturucu, hırsızlık ve fuhuş gibi sorunlara karşı birçok çözüm amaçlı adım geliştirilebilir. Mahalle meclisleri elektrik kesintilerinden tutalım Kürt kimliği etrafında biriken sorunlara kadar yurttaşların politik iradelerini, talep ve demokratik etkinliğe dönüştürebilir. Meclis tarzı örgütlenme modeli Kürt Özgürlük Hareketinin esas aldığı demokratik siyaset anlayışının bir gereğidir. Bu meclislerin güncel görevlerinden biri de Önder Aponun yeni hamlesine destek verecek planlar üzerinde tartışmaktır.
Kent meclisleri, komünal-toplumsal ruhun kentlerdeki örgütsel ifadesidir. Kent meclisleri, kentte yaşayan yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin delegasyon sistemiyle gelmiş mahalle ve ilçe delegelerinden oluşur. Kent meclisi ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla en üst çatı meclisi oluşur. Türkiyede oluşturulan çatı meclisi Demokratik Toplum Kongresidir(DTK).
Kürt halkı demokratik çözümü devletten beklememektedir. DTK, Kürdistanda siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, inanç ve mezhepler, etnik, cinsiyet özgürlükçü ekolojik komünal vb. her alanda kendini örgütleyen bir demokrasi meclisidir. Doğrudan demokrasiyi esas aldığı için, toplumun tüm kesimlerinin her alanda örgütlenmeye kavuşmasını ve bu örgütlenmenin bir yaşam biçimi haline gelmesini amaçlamaktadır.
DTK, Kürt halkının güncel, toplumsal ve tarihsel sorunlarını, çözüm bekleyen özgürlük ve demokrasi sorunlarını çözmeyi esas almaktadır. Hayatın her alanında demokrasiyi ve ona dayalı değerleri gözetmek temel yaklaşımıdır. Kürt Özgürlük Hareketinin değişim ve çözüm arayışları Türkiye zemininde onlarca sivil toplum kuruluşu, meclis tarzı örgütlenme ve çalışmayı doğurmuştur.
Yaygın bir şekilde her toplumsal alan ve grup örgütlenmektedir. Kürtlerin, bu tip örgütlenmeleri yaygınca geliştirmesi, sorunları demokratik yollarla çözmek istemesinin ısrarlı bir sonucudur. Kürt halkı demokratik çözümü devletten beklememektedir. Çözüm kendi eseri olarak gelişecektir. Bu temelde örgütlenerek yaşamı ve geleceğinin sorumluluğunu üstlenmektedir. Kürt sorununun demokratik çözümünde, Kürtlerin bu şekilde rol üstlenmesi, devlet düşmanlığı veya karşıtlığı değildir. Değişen paradigmal zihniyetinin ve gelişen demokrasi anlayışının gereğidir. Bunun önü açılmalı, Kürt sorununun çözümünde Kürtlerin bu biçimdeki katılımını engelleyici değil kolaylaştırıcı olunmalıdır. Şiddetin beslendiği ortam ancak bu şekilde ortadan kaldırılabilir. Çözüldüğünde Kürt sorununu da çözüme taşıyacak demokrasi sorunu ancak bu biçimde çözüme götürülebilir.
Önder Aponun başlatmış olduğu Demokratik Kurtuluş Ve Özgür Yaşamı İnşa süreci bu temelde ele alındığında anlaşılabilecek ve halklarımız için büyük bir şans olduğu görülecektir.
Bitti
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
