İSYANCI, ÖZGÜRLÜĞE SEVDALI BİR KÜRT KADINI: LEYLA QASIM
09 Gulan 2013 Pêncşem
Leyla Qasım Babil’in tüm tanrılarına ve torunlarına başkaldırmıştı. Onların kadına ve özgür halklara dayattığı köleliği asla kabul etmeyeceğini, cellatların kirli ellerinin kendisine değmemesi için kendi ayağı ile idam sehpasını deviren kahraman Kürt kadınıdır.

Kürtlerin varlık kazanması özgür bir toplumsallık içinde gerçekleşmiştir. Kürtler özgürlüğü ve toplumsallığı iç içe yaşayarak, kültürel bir yapılanmaya gittiler. Bu nedenle özgürlük Kürtlerin toplumsal genlerine işlendi. Özgür kılınmayan her türlü yaşam ret edilerek, yaşamı özgür kılmak için de her türlü mücadeleyi göze alacak kadar çok sevdiler. Asi, sarp, geçit vermez, boyun eğmeyen dağlar Kürtlerin meskenleri oldu. Öyle ki sınıflı uygarlığın yarattığı kirlere bulaşmamak için kendilerini koruyarak, özgür yaşama sarıldılar, kutsadılar. Kürt kadın ve erkeğinde özgürlük bir tutku olarak şekillendi. Karşılaştıkları her türlü haksızlık, baskı, egemenlik, soykırım büyük bir isyan sebebine dönüşerek, yaşanan tarihlerini isyan ve direnişe dönüştürdüler.
Son yüzyıllarda egemen güçler, Kürdistan üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için, Kürtlerin isyancı ve özgürlük tutkusunu kırma, köle, uydu kişiliği geliştirmek istediler. Kürtleri kültürel ve fiziki soykırımlara boğdular. Kürt’ün Kürd’e karşı ihanetine davetiye çıkartılar. Kısmi sonuç alınan bu politikalar tam başarıya ulaşmamıştır. İhanet karşısında direniş ve kahramanlık sürekli baskın çıkmıştı. Çünkü Kürtler dört parçaya bölünmüş olsalar da özgür yaşam sevdasından hiçbir zaman vaz geçmediler. Özgür yaşam onlar için her zaman bir çekim gücü oldu. Kürdistan’ın her parçasında destansı direniş ve kahramanlık geleneği düşmanın zülüm ve katliamlarına karşı gelişmiş. Yazılmayan, üstü kapatılan Kürdistan tarihine baktığımızda binlerce Kürt kadın ve erkeğin efsanevi direnişini görürüz. Egemenler Kürt tarihinin yazılmasına fırsat vermemiş olsalar da, onlar acılarını ve öfkelerini, yaptıklarını ve yapamadıklarını türkülerine, ezgilerine yansıtarak günümüze kadar getirmişler. Yasaklı tarihlerini hikâyelerinde, masallarında, hafızalarında canlı tutarak günümüze kadar getirmişlerdir. Bu direnişçi mücadele geleneği her dönemin kahraman kişilikleri şahsında doruğa ulaşarak, sonraki kuşaklara miras olarak bırakılmıştır. Yakın tarihte yaşanan ve hatıralarımızda hala unutulmamış, Kürtlerin ulusal değerlerini büyük duygu ve düşüncelerle yaşayan bir direniş de Güney Kürdistan’daki Leyla Qasımdır.
Düşman Kürdistan’ı dört parçaya bölerken, Kürt olgusunu ruhta parçalamayı, bitirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle parçalar bünyesinde gelişen ulusal nitelikli Kürt direnişleri düşmanda büyük öfkeler ve korkunç yönelimlere neden olmuştur. 1970 yıllarında Güney Kürdistan’da gerici Baas rejiminin Kürtlere yönelik soykırımcı politikalarının yoğunlaşması, üniversite gençliği içerisinde yurtsever ve özgürlük yanlısı olan gençlerin tepkisini geliştirir. Rejimin, Kürt kimliğini sahiplenen gençlere tepkisi çok acımasız olur. Tutuklanır ve işkenceye tabi tutulurlar. Ancak düşman Leyla Qasım şahsında büyük bir direnişle karşılaşır. Düşmanın karşılaştığı hakikat; eyleme dönüşen Kürt kadınındaki derin yurtseverlik, özgürlük bilincidir. Düşmanın uyguladığı işkence akıllara durgunluk verir. Bu, Babil köleciliğini aratmayan türdendir. Leyla Qasım’ın bedenine korkunç işkenceler yapılır, iradesi kırılmak ve pişman ettirilmek istenir. Ancak o canını neyin uğruna feda ettiğinin bilinci ile hiçbir taviz vermez. Teslimiyetin aksine, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde şehit düşmenin ne kadar onurlu olduğunu ve ardıllarının geleceğini görecek, hissedecek kadar bilgedir.
Bağdat zindanlarında yaşanan; Kürt kadınının, egemenlerin lanetli tarihiyle bir boğuşmasıdır, bu tarihten hesap sormasıdır. Kadından, toplumdan çalınan değerlerin geri alınma mücadelesidir. Çünkü bin yıllar önce Babil’in erkek egemen tanrıları Tiamat şahsında kadına en büyük ölümcül darbeyi vurarak, kafese koymuştular. Kadından öz benliğini, kimliğini çalmış, erkeğe uydu bir kişilik yaratılmaya çalışılmıştı. Leyla Qasım bir kadın olarak özgürlük mücadelesine girişmekle Babil’in tüm tanrılarına ve torunlarına başkaldırmıştı. Onların kadına ve özgür halklara dayattığı köleliği asla kabul etmeyeceğini, cellatların kirli ellerinin kendisine değmemesi için kendi ayağı ile idam sehpasını deviren kahraman Kürt kadınıdır. Babil tanrılar panteonunda Leyla Qasım tanrıçaların cesareti ve geleceği gören bilgeliği ile düşmana meydan okur; “Beni öldürün, ama bu gerçeği de bilin ki, beni öldürmenizle binlerce Kürt derin uykusundan uyanacaktır; ben çok mutluyum, çünkü başım dik Kürdistan özgürlük yolunda canımı feda ediyorum.” Bu sözlerin ardından 12 Mayıs 1974 yılında Bağdat’ta Leyla Qasım, dört arkadaşı ile birlikte Baas rejimi tarafından idam edilir. Ey Reqip marşını okuyarak İdam sehpasına gülerek çıkan Leyle Qasım, sergilediği direnişi dilden dile tüm Kürdistan’da yayılır ve tüm Kürdistan halkının kalbinde taht kurar.
Dört parça Kürdistan’da sayısız Kürt kadınının özgürlük direnişi vardır. Kürdistan’daki tüm direnişler dönemine göre doğru bir stratejiye dönüşmediği için, toplumu çok etkilemiş olsa da, Kürdistan’ın nihai kurtuluşunu gerçekleştirmeye yetmemiştir. Bu direnişler özgür Kürt ruhunu beslemiş, Özgür Kürdistan için bir birikimi, mirası oluşturmuştur. Önder APO geliştirdiği Demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü toplum paradigması ile bu direnişçi mirasa sahip çıkarak, hakkını vermiştir. Özgür kadın yaratılarak, özgür Kürdistan yaratılmak istenmiştir. Tarihin derinliklerinde gizli kalan tanrıçalardan, günümüzün tarih yaratan Leyla Qasım, Sara, Mizgîn, Bêrîtan, Zîlan’ların ve nice kahraman Kürt kadınlarının özgürlük hayallerine sahip çıkmıştır. Dört parça Kürdistan’da gelişen ulusal birlik ve demokratik ulus inşası ile gerçeğe kavuşmuştur. Önder APO’nun geliştirdiği Kadın Kurtuluş ideolojisi ile kahraman Kürt kadınının özgürlük mücadelesinin evrensel karakter kazanmasına yol açmıştır.
Bugün Önderliğimizin geliştirdiği Demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı yaratma hamlesi süreci kadınların, savaşsız, barışçı, eşit ve özgür yaşam umutlarına en büyük cevaptır. Kürt kadınları tarihten gelen yurtseverlik ve direniş geleneği ile bu sürece sahip çıkmaktadır. Ancak Türk, Arap, Ermeni, Laz, Çerkez, vb. diğer halkların kadınları da bu sürece sahip çıkmalıdır ki, kadınların hayalleri gerçekleşsin. Farklılığın zenginlik, eşitliğin birlik gücü olduğu bir demokratik toplum yaratılsın.
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
