ÊZÎDÎLERİN YERLEŞİM ALANLARI VE KUTSAL MEKANLARI

20 Eylül 2014 Cumartesi

Şengal dağının en yüksek yerinde Qubba Çılmêra bulunmaktadır. Diğer kutsal yerler de eteklerinde bulunmaktadır

Mehmet ÖZCAN

Kuzey Kürdistan'ın, Mardin-Midyat, Şanlıurfa-Viranşehir, Siirt-Kurtalan, Batman-Beşiri, Diyarbakır-Bismil ve Çınar ilçeleri ile Hakkâri ilinin bazı köylerinde yaşayan Êzîdîler'in bu bölgelerdeki yaklaşık toplam sayıları en fazla 1.000 (bin) civarındadır.

Osmanlı imparatorluğunun Êzîdîlere yönelik katliam ve Müslümanlaştırma politikaları sonucunda Türkiye’den göç etmek zorunda kalan Êzîdîler, çoğunlukla Avrupa'nın Almanya, Fransa ve Belçika ülkelerine göç etmişlerdir ve göç eden Êzîdîler'in geride bıraktıkları topraklarına devletçe el konulmuştur. Osmanlı imparatorluğunun dağılmasından ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasından sonra da Êzîdîler ve gayrimüslimler üzerindeki baskı ve katliamlar devam etmiştir. Êzîdîler üzerindeki baskı ve katliam politikaları yoğun olarak 1900-1940 arasında yürütülmüştür. Osmanlıların saldırılarından sonra, Türkiye Cumhuriyeti devletinin de Kuzey Kürdistan’daki Êzîdîlere yönelik baskı ve katliam politikaları devam etmiştir. Bu yıllarda özellikle Ağrı, Wan,  Kars, Muş, Cudî, Silopî, Şirnex, Amed, Sêrt, Riha, Antep, Mêrdîn ve diğer yerlerde yaşayan binlerce Êzîdî katledilmiştir.

Özellikle Ermeni katliamı sırasında yüzbinleri bulan Êzîdî katliamı da gerçekleştirilmiştir ama bu büyük katliam Ermeni katliamı içinde eriyerek fazla hafızalara kazınmamış, adeta unutturulmuştur. Ermeni katliamı yıllarında katliamdan kurtulan bazıÊzîdîler kaçarak önce Serhat yöresine, devam eden saldırılardan dolayı oradan da Ermenistan ve Gürcistan’a sığınmışlardır. KuzeyKürdistan’ın güneyinde yaşayan Êzîdîler ise ya Suriye’ye ya da Güney Kürdistan’da bulunan Şengal’a göçetmişlerdir. Nusaybin ve Midyat’ta yaşayan Hevêrî ve Dasinî aşiretinden binlerce Êzîdî güney Kürdistan’a göç etmişlerdir. Kuzey Kürdistan da sayıları onbinleri bulan Êzîdî, baskı, katliam ve göçertme politikaları nedeniyle günümüzde ancak bin civarında kalmışlardır. Êzîdîlerin köyleri, yaşadıkları yerler, kutsal mekanları saldırıya uğramış ve malları talan edilmiştir. Bu politikalar sonucunda boşaltılan Êzîdî köylerine ve yerleşim yerlerine günümüzde devlet tarafından ya korucular ya da işbirlikçi Kürtler yerleştirilmiştir.

Güney Kürdistan’da yaşayan Êzîdîler ise daha çok Laleş, Şengal, Şêxan, Ninova, Baadrê, Musul, Bahzan, Başika, Duhok ile Zaxo arasında bulunan Xankê ve Dêrebûn (burada Asurilerle iç içe yaşamaktadırlar) köylerinde yaşamaktadırlar. Dıhok-Zaxo arasında da onlarca Êzîdî köyü bulunmaktadır.

Tarihte esas olarak yaşadıkları alanlar; Hakkari, Şengal, Şexan, Serhat alanlarına kadar uzanan Zagros dağ silsilesi yöreleridir ama uğradıkları yoğun işgal, istila ve katliam seferlerinden dolayı bir çoğu bu bölgeleri terk ederek, başka ülkelere göç etmişlerdir. Bu göçlerden en büyüklerinden birisi Kafkasya’ya doğru olurken, diğer ikinci göç güzergahı ise daha güneye, Suriye, Lübnan, Mısır ve Cezayir’e doğru olmuştur.

Yakın zamana kadar Kuzey Kürdistan, Êzîdîlerin en yaygın yaşadıkları topraklardan biriydi. Êzîdîler; özellikle Welatê Xalta denilen Siirt'in Kurtalan, Batman'ın Beşiri bölgesiyle, Mardin'in Nusaybin, Savur, Urfa'ın Virahşehir, Ceylanpınar, Suruç, Diyarbakır'ın Çınar ve Bismil ilçeleriyle merkeze bağlı birkaç köyde yaşarlardı. Osmanlı devletinden günümüze, en yoğun yaşadıkları Kuzey Kürdistan’da inançlarından dolayı her türlü baskı ve katliama uğratılan Êzîdî nüfusu giderek azaldı.

 

Şengal Dağı ve Şengal Şehri

Şengal Dağı; ovanın ortasında 96 km. uzunluğunda 1900 m. yüksekliğinde bir dağ olup, çevresinde yoğunluklu olarak Êzîdîler yaşamaktadır. Yoğunluklu olarak diyorum, çünkü bir zamanlar Êzîdîlerin yurdu olan Sincar yani Şengal bölgesinde, günümüzde Êzîdî Kürtlerin yanısıra Müslüman Kürtler, Asuriler, Araplar, Türkmenler ve az da olsa Ermeniler de yaşamaktadır. Şengal dağının kuzey ve güneyindeki Êzîdîlerin yaşadığı yerler yaklaşık olarak 80 km. derinliğindedir. Bu alan yaklaşık olarak 10 bin kilo metre karedir. Şengal dağının içinde ve çevresinde bulunan irili ufaklı köyleri Saddam 1970 yıllarında zorla boşaltarak 15 mücemma’da,(köy-kentte) toplamıştır.

Şengal dağının en yüksek yerinde Qubba Çılmêra bulunmaktadır. Diğer kutsal yerler de eteklerinde bulunmaktadır. Şengal dağının doruklarında kuzeye doğru Kersê denen büyük bir vadi uzanmaktadır ki buranın en yeşil, en sulak ve en büyük vadisidir. Ama günümüzde buranın da suyu yavaş yavaş çekilmekte ve ağaçlar kurumaktadır. Dağın güney yamacında ise Solax deresi akmaktadır, ama bu su da kurumaya yüztutmuş durumdadır. Diğer tüm dereler ve akarsular günümüzde kurumuş bulunmaktadır. Yani yağışların azlığı ve kuraklıktan dolayı Şengal’deki tüm sular yeraltına çekilmiştir ve Şengal’de su sesini duymak,birkaç yıl sonra artık pek fazla mümkün olmayacaktır.

 

Aşiretsel Özellikler ve Êzîdî Aşiretleri

Genelde tüm Kürt aşiretlerinde olduğu gibi Êzîdîlerde de aşiret, adeta o topluluğun kimliğini oluşturmaktadır. Aşiret,Êzîdîler arasında diğer Kürt aşiretlerinden çok daha farklı bir kimlik ifade etmektedir. Êzîdîlikte aşiret; aşiret mensupluğunun yanısıra, pir, şêx ya da feqir’lik gibi toplumsal kimliği de ifade etmektedir. Bu anlamda aşiret olgusu günümüzde de Êzîdîler için önemli bir yer tutmaktadır. Aşiretin Êzîdîlikte bu kadar önemli bir yer tutması başka toplumsal şekillenme ve toplumsal özellikleri de beraberinde getirmiştir. Daha sonra katı kurallar temelinde tutuculaşarak toplumsal gericiliğe yol açan kimi özelliklerini bir yana bırakacak olursak, aşiret komünal bir yapısal özelliği de içinde barındırmaktadır. Bu komünal özellikler bağımsız ve özgür yaşamayı ve toplumsal aidiyet duygusunu güçlü kılmaktadır. Bu anlamda bu yapısal özelliklerinden dolayı aşiret, devlet olmayı da reddetmektedir. Aşiret ve devlet arasında çok açık bir biçimde birbirini reddeden yapısal özellikler vardır. Eğer aşiret, devlete evrilecekse o zaman yukarıda saydığım toplumsal özelliklerinden ya taviz vermek ya da aşiret çözülmek durumuyla yüz yüze kalır. Aşiret ve devlet sürekli çatışma halinde olan farklı iki sistemin temsilcileridirler. Aşiret toplumcu bir yapı arzederken devlet, toplum karşıtı bir yapı arzetmektedir. Aşiret bir ya da birkaç alt aşiret ya da kabileden oluşan, göçebe, yarı göçebe ya da yerleşik olan, devleti reddeden ve sosyal açıdan eşitlikçi ve komünal bir yapısal özellik gösterirken, devlet ise eşitlikçi olmayan, katı hiyerarşi temelinde kurulmuş toplum karşıtı bir yapısal özellik göstermektedir.

Bu iki olgunun sürekli çatışması birbirini yok etme veya hiçbir zaman uzlaşmama biçiminde değildir. Bu yaklaşım katı determinist bir yaklaşım olmaktadır ki, bu yaklaşım ve bu teori günümüzde aşılmıştır. Zıtların birbirini yok etme üzerine kendisini inşa etmesi noktasındaki diyalektik anlayış günümüzde aşılmış bulunmaktadır. Birbirini yok etme yerine iç içe varolarak sürekli bir mücadele içinde olma anlayışı daha fazla önem kazanmaktadır ki, günümüzdeki sistemsel mücadeleler de bunu kanıtlamaktadır. Bu konuda toplumbilimci ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan İmralı Cezaevinde ciltler dolusu kitap yazmıştır. Örneğin devlete rağmen devletsiz bir sistem olan KCK sistemi; toplumbilimci Öcalan’ın geliştirdiği en büyük ve pratikte uygulanabilir zemini en güçlü bir proje olmaktadır.

Binlerce yıllık Kürt tarihi bize devlet ve aşiret arasında bulunan ilişkilerin salt etnik farklılıkları oluşturmadıklarını, bunu aştığını göstermektedir. Yine belirleyici olmamakla birlikte etnik ilişkilerin yanısıra aşiret ve devlet arasındaki bağların politik kapasite, ekonomik kaynaklara ve güç dengelerini koruma kapasitesi üstüne kurulu olduğunu göstermektedir. Örneğin, Sayın Öcalan’ın savunmalarında belirttiği gibi yukarı Mezopotamya’ya yapılan Asur saldırılarını, talan ve katliamlarını durdurmak, kendilerini korumak için Kürt-Ermeni aşiretlerinden oluşan ve başını Uriatri ve Nairi aşiretlerinin çektiği bir aşiret konfederasyonuna gidilmiştir ki, bu aşiret konfederasyonu daha sonra Urartu devlet sistemine dönüşecektir. Diğer Kürt aşiretlerinde olduğu gibi Êzîdî aşiretlerinde de tarihte bir devlet oluşturamamanın temelinde bu yapısal ve kültürel sosyolojik etken yatmaktadır.

 

 

ÊZÎDÎLERİN KUTSAL MEKÂNLARI

Laliş:Laliş, Güney Kürdistan’ın Şexan mıntıkasının Hakkar dağının içinde bulunmaktadır. Laliş’in kuzeyinde Arafat dağı, güneyinde Mışêtê Dağı, batısında Hazret dağı bulunmaktadır. Laliş’in çevresinde irili ufaklı 15 ziyaretgah daha bulunmaktadır. Bunlar;

Şex İbrahim il Xidim

Şex Taqıl

Xatuna Fexra (Xatuna Fexra ziyareti Şengal dağında da vardır.)Şengal dağındaki ziyaret, Çimento fabrikasının karşısında bulunan Xan köyünün arkasındaki bir tepenin zirvesinde bulunmaktadır. Xatuna Fexra’nın, Amadin’in kızkardeşi olduğu söylenmektedir. Amadin ile Xatuna Ferxa ise Melek Ferxedin’in çocukları olduğu ve Melek Ferxedin ise Şeşims’in kardeşi olduğu söylenmektedir.)

ŞıxısinêŞemsa

Şêx Qiras

Hındırîsî Xeyat

Bogetar Baba

Pirê Ormexala

Bazîdî Bastamî

Şex Sımaîl Enzelî

Pir Hemali

Piri Kemali

Pirê Sibiya

Pîr Mendiqan

Pîrê Hesinmeman

 

Mehdera Bozan Ziyareti: Şêşims ailesinden olan Mehdera Bozan ziyareti Alqûs nahiyesi Boza köyündedir.

Melik Şihısın Ziyareti

Mîrê Qelender Nişanı

Sıcadîn Kürsüsü

Nasırdîn Kubbesi:Başık’ın doğusunda

Mehmed Reşan Kubbesi:Başık köyünde ve Şengal şehrinin kuzeyinde iki ayrı yerde de bulunmaktadır.

Melkê Mêra:Başık köyünde

Usıfi Qerani Kubbesi:Başık dağında

Quba Şehide Pêxember:Başık köyünde

Quba Feqir Eli Ve Quba Feqir Mûs:

Quba Sidiya Nefis, Sidiya Hebib, Sidiya Hedic:

Quba Şêx Mihemedi Xerib:

Meydana Xidirilyas ve Xidirnebi:Başıka’nın alt yanında bulunmaktadır. (Xidir Îlyas nişangahı da Şengal’in Cidalî köyünün yakınındaki tepede bulunmaktadır)

Quba Heseni Ferdas: Deraweş Köyünde

Quba Omer Qamçi:Omer Qamçi Köyünde. Bu ziyaretler Ninova’ya bağlı Başık Nahiyesinde bulunmaktadır.

 

Aşağıda ismi bulunan ziyaretler de Ninova’ya bağlı Bazan köyünde bulunmaktadır.     

Quba Şexubekir

Kafê Mêra

Quba Şêxmend Paşa:Şêxmend paşanın qubu cidali de ve Şengal dağının kuzey yamacında da bulunmaktadır.

Gavanê Zerza

Memê Şıvan

Kaniya Zerê

Şex Ebdilezizê Herbi

Şex Ebdilqadirê Rahmani

Xefurê Riya

Nasırdin

Sidiya Hebib

Şêşims

Şêx Zendin

Pirê Bûb

Ebdê Reş

Sihid Û Meshûd

Bunların dışındaki ziyaretgahlar

Meqlubê Şêxan:Şexan Dağındadır

Evdê Reş: Kendala Köyünde

Quba ŞêxalêŞemsa: Esifnê Tepesinde

Quba Şêx Hentuş: Esifnê Tepesinde

Quba Melek Fexredin: Esifnê’de Memê Şêxa Köyünde bulunmaktadır. (Melek Ferhedin’in Şengal dağının eteğinde bulunan Sikenya köyünde de bir kub’u bulunmaktadır)

Pirafat: Kîsqale’dedir.

Quba Hekimê Fêriz:Alquş nahiyesinde, Xetarê Köyünde bulunmaktadır. Hekimê Farıs Şêxadi’nin doktorudur. Hekimê Farıs’ın Laleş’te de bir nişangâhı bulunmaktadır.

Ziyareta Şah Siwar: Alquş nahiyesinde Bêban Köyünde

Ziyareta Şêx Enzelûd:Laliş ile Şikefta köyü arasında

Ziyareta Qadîmilbana:

Ziyareta Şêx Kiraz

 

Bu ziyaretlerin dışında Şengal bölgesinde de birçok ibadetgâh veya ziyaret bulunmaktadır. Bunlar;

 

Ziyareta Şerfedin: Şengal dağının kuzey yamacında Sinune yolu üzerindedir. Gobel köyü yol ayrımının karşısındadır. Yılda 3 gün burası toplu olarak Cuma günleri ziyaret edilir. Şerfedin 1259’da Hekkari bölgesinde bir aşiret reisi iken Moğol istilacısı Hülagü’ye karşıÇiyayêÇavreş’ten Kemah Vadisi’ne kadar bir savaşın içine girmiş ve Şerefdin yaylasında savaşarak ölmüştür. Mezarı Kuzey Kürdistan’da Şerefdin’dedir. Şerfedin hem büyük bir savaşçı hem de bir Êzîdî din alimidir.

Ziyareta Çılmêra: Şengal dağının zirvesindedir. Bu ziyaret Êzîdîlerin dinsel meclisi ve yürütmesi rolünü oynadığı için burasıkatliamlar sırasında bir karargâh gibi de kullanılmıştır. Oldukça stratejik bir yer olan Çılmera, Amerika’nın Irak’ı işgali sırasında Amerikan askerlerinin de karargâhı olmuştur ve hala burada Amerikan askerleri bulunmaktadır.(Ekim 2010)

Ziyerata Şex Berkat: Şengal’e bağlı Tuxmexoçe köyünde

Deqê Mêra: Barê köyünde

Quba Memed Reşan: Şengal dağının eteğinde bulunan Kandil dağındadır. Solax’ın yaklaşık 2 km kuzeyindedir. Delikan ve Hebaban aşiretleri ölülerini buraya gömerler

Ziyareta Şex Rami: Şengal’de

Sitîya Zeyna: Şengal’dedir.( Bu ziyaret bugün Şiilerin kutsal yeridir)

Pir Zeki: Şengal’de

Ziyareta Selman Pak: Qaçiraye dedir

Ziyareta Şêşems: Cıfiriyê köyünde

Ziyareta Şêbıl Qasım Ve Şixisin: Şengal dağının kuzey yamacında bulunan Kersê vadisinin dağın zirvesindeki başlangıç noktasında bulunmaktadır. Bir zamanlar incir, üzüm cenneti olan Şêbıl Qasım günümüzde çorak ve kurak bir araziye dönüşmüştür.

Ziyareta Şêx Ebdulqadir: Dıhok -Semele -Mecnuni Köyünde

Ziyareta Şêxmend Pir Çawiş Ve Melik Şixisin Xanikê: Pir Çawiş ve Melik Şixisin Xankê köyünde

Ziyareta Hekimê Fêriz: Xettarê Köyünde

Ziyareta Şêx Badir: Doxatê Köyünde

Ziyareta Melek Ferxedin: Şengal Dağının eteğinde bulunan Sikenya köyünde bulunmaktadır.

 

Bunların dışında Kuzey Kürdistan’da da ziyaretgahlar bulunmaktadır. Bunlar;

Ziyareta Zêwê: Batman- Raman dağıÇınêri köyünde bulunan Zêwê ziyareti Kuzey Kürdistan Êzîdîleri için en az Laleş kadar kutsal bir yerdir.

Ziyareta Şêx Emerê Mirada

Ziyareta Keçika Qedişkê

Ziyareta Mêrava Şêxadî: Kîwexê Köyündedir.

Ziyareta Pîrê Alî: Bacinê Köyündedir.

Ziyareta Pîr Hecî Mihemmed: Berxoka Köyündedir.

Ziyareta Sipî: Evşê Köyündedir.

Ziyareta Xal Bûb: Xerabîye Köyündedir.

Ziyareta Şahîn Babersî Ve Ziyareta Pîrê Xeyib: Kêfnasê köyündedirler.

Şêx Birahî: Viranşehir Qorî köyünde bir tepededir.

Ziyareta Erebabê: Qerejdağ eteklerindedir.

Ziyareta Nebî Eyûb, Aslanbaba Ve Gurgurbaba: Viranşehir’dedir.

Ziyareta Kekê Eziz(ŞêxalêŞemsa) : Antep’in Nizip ilçesinde bulunmaktadır.

Ziyareta Belkîza: Belkiz Tepesindedir.

Ziyareta Hecrê: Bu ziyaret Melek Şexisin’ın mekanıdır

Ziyareta Şêxevind: Garzan Şêxevind köyündedir. Bu köye Osmanlılar döneminde zaman zaman baskın ve katliamlar düzenlenmiştir. Şêr Ezim tarafından köy Müslüman olmaya zorlanmış ama Müslümanlık kabul edilmeyince de köyde bulunan birçok genç ve yaşlı erkek öldürülmüştür. Şêxevind köylüleri cumhuriyet döneminde de birçok baskıya maruz kalınca, özellikle de Kürt Özgürlük Mücadelesine yardım ettikleri ya da bizzat içinde yer aldıkları gerekçesiyle de birçok kez baskına uğramıştır. Günümüzde köy boş ve harabedir. Şêxevinda ziyareti ise gerillalar kaldıkları gerekçesiyle Türk Ordu birliklerince bombalanmış ve yıkılmıştır. Daha önce 3 kubbu bulunan Şêxevind ziyaretinde günümüzde hiçbiri kalmamış ve üçüde harabeye dönmüştür.

Ziyareta Kalibaba: Şahsim ve Sinê köyleri arasında bulunan Qêrê dağında

Ziyareta Şêxmısef: Raman dağının kuzey yamacında Şexmısef tepesinde

Ziyareta Cafılteyar: Feqir Köyü ile Çınêriya arasında

Ziyareta Gırê Xoşava: Kurdikê köyünün arkasında, Welatê Xalita’dadır.

Ziyareta Amadin: Şengal dağının kuzey yamacında dağın içindeki bir vadinin eteğinde bulunmaktadır. Xanesor’a karşı bulunan bir vadinin içindedir.

Ziyareta Xefurê Rêya: bu ziyaret bir kub şeklinde Laleş’te tam Şêxadi kubbesinin karşısında bulunmaktadır.

Ziyareta Pîr Dawid

Ziyareta Pîr Zikir

Ziyareta Mêravê: Mardin’in Midyat ilçesinin Bacinê köyündedir.

Ziyareta Şêbilqasim: Dasika bölgesindedir ve aynı ziyaretten, güney Kürdistan’ın Şengal dağında da bulunmaktadır.

Ziyareta Şêx Xeyîb

Ziyareta Pîr Mamendala

Ziyareta Keçka Qedîşkê

Ziyareta ŞêxalêŞemsa

Pîrmend

Siwarê Bêbana

Yukarıda adı geçen ziyaretlerden bazıları birden fazla şehirde ya da yerde bulunmaktadır.

 

Kuzey Kürdistan’da Êzîdîlerce 366 ziyaret olduğu söylenmektedir ama bu ziyaretlerin bulunduğu köylerin ya da Êzîdî yerleşim yerlerinin birçoğu Türkiye devleti tarafından boşaltılmış, yakılmış, yıkılmış ya da korucular el koymuştur. Günümüzde kuzey Kürdistan’da çok az sayıda Êzîdî kalmıştır. Kürt Özgürlük Mücadelesine destek verdikleri ya da bizzat içinde yeraldıkları gerekçesiyle ya bazıları katledilmiş, ya da zorla göçertilmişlerdir. Baskı ve katliama maruz kalan Êzîdîler çözümü yurtlarını terketmede bulmuşlardır. Kuzey Kürdistan’da yaşayan Êzîdîlerin büyük bir çoğunluğu Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerine, bir bölümü güney Kürdistan ve güneybatı Kürdistan’a bir bölümü ise Ermenistan’a göç etmişlerdir.

 

Günümüzde Kürt Özgürlük Hareketinin vermiş olduğu 30 yıllık amansız mücadele sonucunda genelde tüm Kürt halkı özelde de Êzîdîler, Kızılbaşlar (Aleviler) Kakailer kendilerini bir nebze de olsa ifade etme iradesine kavuşmuşlardır. Bu anlamda da tarih boyunca katliam, baskı ve sürgün karanlığında yaşayan Kürtler için özellikle Êzîdîler, Aleviler ve Kakailer için Kürt Özgürlük Hareketinin gelişimi, kendilerini özgürce ifade edebilmenin güçlü bir umut ışığı olmuştur. Binlerce özgürlük savaşçısının kanıyla gürleşen bu umut ışığını kaybetmemek için Müslümanıyla, Êzîdîsiyle, Kakaisiyle, Kızılbaşıyla, Alevisiyle Kürtler ve Mezopotamya halkları bu hareket etrafında her geçen gün daha da güçlü bir şekilde kenetlenmektedirler, seslerini daha renkli ve daha gür bir biçimde dosta da düşmana da duyurmaktadırlar.

 

 

 

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.