PKK ÖLÜMDEN YAŞAMI YARATANLARIN ADIDIR

15 Ağustos 2019 Perşembe

?Ölümü ölümsüzlüğe yaşamı da başarıya dönüştürerek yürüyoruz ki, bu bir türkü kadar dinlemeye, yaşamaya değerdir.? ÖNDER APO

 

?Ölümü ölümsüzlüğe yaşamı da başarıya dönüştürerek yürüyoruz ki, bu bir türkü kadar dinlemeye, yaşamaya değerdir.?   ÖNDER APO

Şehide bağlılığın gereği olarak kurulan PKK?nin kırkıncı yılını kutlamaktayız. İlk şehidinden en son şehidine kadar bütün şehitleri saygı ve minnet ile anıyor, yürüdükleri yolun amansız takipçisi olacağımız sözünü veriyoruz. Yaşam ve ölüm diyalektiği felsefenin en temel konularının başında gelmektedir. Yaşam ve ölüm konusu felsefenin konusu olduğu kadar sosyoloji ve tarih konusudur da. Niçin yaşar niçin ölürüz; nasıl yaşar ve nasıl ölürüz, soruları kendini ve bir toplumu tanıma, anlamak isteyenler için önemli. Bu soruların cevabı, zamanın nasıl oluştuğunun göstergesi de olmaktadır. Bu temelde PKK?nin kırk yıllı nasıl oluştu, PKK nasıl bir toplum, bu toplum nasıl şekillendi, nasıl yaşadı, yaşıyor; akışkanlılığını yani canlılığını neye borçlu sorularının cevabı Önderlik ve PKK şehitleri nasıl yaşadı gerçekliğinde saklı bulunmakta. Şehit, PKK ve Önderlik ilişkisi diyalektiktir. Birbirinden ayrılamaz. Biri anlaşılmadan diğeri ya hiç anlaşılmaz ya da eksik ve yanlış anlaşılır. Şehit, somutlaşan Önderlik ve PKK?dir. PKK, şehitler partisidir. Önderlik şehitlerin yaşam bulduğu ruh ve bedendir. Onları ayıramayız, ayrı ayrı yerler koyamayız. Nerde bir şehit varsa orda Önder APO?nun felsefesi; nerde PKK varsa orda Önderlik çizgisinde direniş, başarı ve zaferi temsilen şehitler vardır. Önder Apo Türkiye devrimci hareketin şehitlerine sahip çıkmayla Ankara?da yola koyuldu. Yarım dediği Haki Karer yoldaşın şahadetinden sonra partileşme kararı aldı, zindan direnişçilerinin ölümsüzleşmesi için silahlı halk savaşını başlattı, Béritan ve Zilanların görkemli duruşunu ileri taşımak için kadın ordulaşması, partileşmesini geliştirdi. Onlarca genç kız ve erkek komploları boşa çıkartmak için Önderliklerinin etrafında ateşten çember oluşturdu. Bütün bunlar PKK?yi 21 yy öncü partisi haline getirdi. Birbiri içine geçmiş, birbirini geliştiren ve büyüten üç olgu, özünde tek bir hakikat! Bu durum o kadar nettir ki,  Parti yaşamı ve Önderliğin hâkim olmadığı an ve mekânlarda kendi olmaktan çıkış, soykırımı kabul etme ve teslimiyet farklı bir hakikat olarak karşımıza çıkar. Bir önderliğin, bir partinin ciddiye alınıp alınmadığı o önderliğe ve partiye katılma düzeyi belirler. Eğer bir önderlik ve parti önemli amaçlar ortaya koyabilmişse, ciddiye alınır. PKK ve Önderliği bunu başarmıştır. Şehitler bu Önderlik ve partinin amaçlarının önemini kavrayıp, bu amaçlar uğruna ölümü göze alarak yola koyulmuşlardır. Böylece PKK ve Önderliğinin diğer hareket ve önderliklerden farklı olduğunu, ciddiye alınması gereken bir yol olduğunu şahadetleri ile kanıtlamışlardır. Şehit, şahittir. Yürünülen yolun, ulaşılmak istenen hedefin doğruluğuna hayatıyla şehitlik eder. Böylece kendileri de ne kadar ciddi olduklarını pratikleri ile kanıtlarlar. Basit, sıradan, vasat, aldatan yol ve yaşamlardan yıldız hızlı ile uzaklaşır, zorlu, işkenceli, ateşli yolda yürümenin doğruluğuna şahitlik ederler. Böle bir şahitlik bütün şüpheleri ortadan kaldıracak bir meşaledir. Bu nedenle PKK bir aydınlatma hareketidir, hakikate götüren ışıktır. Bu ışık karanlığın en derin olduğu zaman ve mekânda gerçekleşmiştir. Kırk beş yıl önce varlığı tartışmalı olan Kürt gerçekliği adına yeni bir yaşam yoluna koyulan Önder Apo, yaşam ve ölüm kavramlarını hakiki kılmak için amansız bir mücadele vermiştir. Kürtlük adına yaşamaya karar vermek öyle sanıldığı gibi sıradan bir karar değildir. Kendin olarak yaşamanın bütün yollarının kapatıldığı, yaşamın bütün anlamlarından boşaltıldığı, soyun kırımdan geçirildiği koşullarda yaşama karar kılmak demek ölümü göze almak demektir. Önder APO ve PKK ölümü göze aldı. Ölümü göze almak PKK şehitlik gerçeğinin en önemli özelliği olarak ele alınabilir. Ölünmesi gereken anda ölümü göze almamak, var olmayı red etmek anlamına gelir. Bu gerçekliği PKK?nin büyük şehidi Kemal Pir, Kürdistan sefer sonrasında ? Kürdistan vardır. Ancak kurumuş bir ağaçtır. Onu yeşertmek için kanımızı su, bedenimizi toprak yapmamız gerekir.? diyerek ifade etmiştir. Ve çok sevdiği yaşam uğruna, ölmesi gerektiği anda, hiçbir tereddüt göstermeyerek PKK şahadet gerçeğinin başka bir özelliğinin, söz ve eylem birlikteliğinin oluşmasını da sağlamıştır. Var olmak için ölümü göze alan PKK?nin Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Eşref Anyık, M. Hayri Durmuş, Ali Çiçek, Akif Yılmaz gibi an?ın gerektirdiği tutumu alan şehitleri büyük bir ahlaki ilke yaratmışlardır. Teslim alma, kendin olmaktan çıkartma girişimleri, diz çökertme dayatıldığında fedai olma ilkesi. Beritan?dan Zilan?a Erdal?dan Zinar?a, Arin?den Avesta?ya, Mehmet Tunç-Asya?dan Çiyager?e kadar uzanan ve günümüze ulaşan fedailik ruhu, adeta yeni Kürt varlığının ruhunu oluşturur. Uğrunda canını feda edeceğin değerlerin olması gerekir. Kültürün, kimliğin, toplumun, bireylerin ve bunların toplamını ifade eden yaşamın anlam değerinin kalmadığı bir ortamda yapılması gereken öncelikle bunları gerçek anlamlarına, değerlerine kavuşturmaktır. Önder Apo ve PKK?nin yaptığı budur. PKK çizgisindeki fedailik herhangi bir yaşam için değildir, en anlamlı yaşam içindir. Anlam derinliği olmayan bir yaşam için canından olmak intihardır. Ki günümüzde bu çokça yaşanmaktadır. Bir vazgeçiştir, yaşamaktan vazgeçiştir. PKK?deki fedailikteyse vazgeçmemek, yaratmak, yaşatmak, yaşamak esastır. PKK?de yaşanan şahadetlerin tümü savunma şahadetleridir. Onlar savunmasız bırakılan halkların, kadınların, toplulukların gerçek savunucularıdır. Kendi olarak yaşamaya karar kılmak, bunun için ölümü göze almak ilk adım ise ikinci adım bunun savunmasını yapmaktır. Savunma elbette ideolojik ve politik olmak zorundadır. Bu nedenle PKK de şehitlik gerçeği ideolojik ve politiktir. PKK?nin ideolojik ve politik bir duruş olduğu anlaşılmadan ne 12 Eylül faşist darbesine karşı duruş, ne NATO?nun gladyo operasyonlarının boşa çıkartılması, ne Önder Apo şahsında Ortadoğu halklarının geleceğine dönük gerçekleştirilen devletlerarası komplonun boşa çıkarılması ne de DAİŞ vahşetine karşı açığa çıkan direnişçi ruh anlaşılır. Kürt kimliğini, Kürt halkını, halkların önderi Önder Apo?yu ve bir bütün Ortadoğu ve toplumsallığı savunmak ideolojik ve politik ruhla donanmış kahramanların şahadeti ile mümkün olmuştur. PKK?nin şehitleri ahlak abideleridir. Onlar hiçbir yazılı kuralın, emrin, talimatın sonucunda şahadete gitmemişlerdir. Onlar tehlikenin var olduğu anda vicdanlarının sesinden başka hiçbir şey dinlemeyen hakiki toplumsal bireylerdirler. Onlarda benlik o kadar toplumsaldır ki; ölüme giderken ?mezar taşıma borçluyum yazın?, ?keşke canımızdan başka verecek bir şeyimiz olsa? diyebilmişlerdir. Onlar, tarihsel toplumun bütün değerlerini kendi şahıslarında temsil ettikleri gibi toplumsallığa karşı açılan savaşta toplumsallığın en güçlü savunucusu olmuşlardır. Aynı zamanda yeni toplumsallığın ölçülerini de şekillendirmişlerdir. Bu anlamıyla hem geleneğin hem de güncelin temsilcileridirler. PKK?de şahadet gerçeği, direnmek yaşamaktır gerçeğidir. Direnmeyi bir yaşam biçim haline getiren şehitlerimiz halkımızın ve insanlığın moral kaynaklarıdır. Moral direnme gücüdür. Kürt halkı kırk yıldır direnebiliyorsa bu kaynaktan beslendiği içindir. Kürt halkı morallidir ve bu morali diğer halklara da vermekte, onları da direnişe kaldırmaktadır. Şehitlerin yoldaşlık ilişkileri sıradan iki kişinin ilişkileri değildir. Bu ilişki yeni toplumun özgür bireylerinin özgür ilişkisidir. Onların ilişkilerinde yoldaşlığa amansız bağlılık, güven, birbirini tamamlama, yüceltme, fedakârlık, sevgi ve saygı esastır. Bu ilişkilerde tahakküm, baskı, adaletsizliğe yer yoktur. Bu ilişkiye rahatlıkla aşk ilişkisi diyebiliriz. PKK şehitleri yaşamı anlamlandırırken, ölümü de ortadan kaldırmışlardır. Yaşam varsa ölüm yoktur. Onlar yaşayan gerçeklerdir.  Onlar, zamanın kedisidir. Zaman ise oluşturur. Yani onlar oluşum halidir. Eğer PKK?nin kırk beş yıllık bir zamanı vardır diyorsak bunu bir oluşum süreci olarak değerlendiriyoruz demektir. PKK oluşmuş ve bu oluşum bir topluma dönüşmüş ve yeni oluşumlara yol açıyorsa ve bunu şehitleri aracılığıyla yapıyor ise burada ölüm yok demektir. Bu nedenle Önder Apo PKK?yi tanımlarken ?PKK, ölümde yaşamı yaratanların adıdır? demiştir. Ölümde yaşamı yaratmak ölümü öldürmektir. Ölümsüzlük iksiri               bulunmuştur. PKK, birçok çağdaşı olan örgüt kapitalist sistem karşısında eriyip yok olurken, oluşumunu, akışını, yani canlılığını koruyabilmiştir. Bunu süreklileşen şahadet gerçekliğine borçludur. İlk şehidinden günümüze derinleşen bir çizgi halinde şehitler zinciri hiç kopmamıştır. Her halka bir sonraki halkaya çağrıdır. Ve bu çağrı hep yankı bulmuştur. Bu yankı günümüzde evrensel bir düzeye ulaşmıştır. Önder APO, verili olanı ret ederek yeniyi yaratma eylemine girmiştir.  Bu da yepyeni bir ufuk yaratmıştır. Bu anlamıyla PKK insan ufkunun vardığı sınırdır. Şehitlerde bu ufukta olanı ilk gören ve ona doğru yürüyendir. Geleceğe dair hiçbir uz görünün olmadığı koşullarda ufuktaki yeniye inanan şehitler, bu inançlarını en güçlü şekilde dile getirmişlerdir. Kemal Pir ?bu harekette zaferi görüyorum?, Sema Yüce, kadın kurtuluş ideolojisinin yol açacağı sonuçları, ?bu yepyeni bir şey? sözleri ile ifadelendirirken, Çiyager yoldaş ?sonu muhteşem olacak? diyerek ufuk netliğini ortaya koymuştur. Şehidin sözlerinde, eyleminde berraklık hâkimdir. Hiçbir muğlâklığa yer yoktur.  Tam bir inanma durumudur şehitlik. İnanmak için gönül gözü gerekir. Gönül gözü olmayan inanamaz. Özellikle PKK?nin ilk şehitlerinin yolun hak yolu olduğunu ortaya koyacak çok güçlü bilimsel kanıtları yoktu. Hatta ?bilimsel? olarak aksi neredeyse ispatlanmıştı. Bu koşullarda Önder Apo?nun yarattığı ufuk çizgisine kilitlenmek inançla mümkün olmuştur. Varlıkları ile sahip oldukları özellikleri ile yarattıkları etki gücüyle partide ve mücadelede önemli yerlere sahip olan kişilikler, düşmanın öncelikli olarak ortadan kaldırmak istediği kişiliklerdir. Bu kişilerin kalleşçe katledilmeleri durumunda doğacak boşluk çok iyi hesaplanır. Haki Karer hedeflenirken böyledir, Egit hedeflenirken böyledir, Hasan Bindal hedeflenirken böyledir, Hizbil-kontralar Musa Anter ve diğer binlerce yurtseveri hedeflerken böyledir, Şilan hedeflenirken böyledir, Sakine Cansız hedeflenirken böyledir ve en son Delal Amed, Zeki Şengali ve Atakan Mahir yoldaşlar hedeflenirken böyledir. Bu hesap düşman açısından doğru bir hesaptır. Nitekim Türkiye sol hareketi böyle tasfiye edilmiştir. En etkili militan ve kadrolar gidince bu hareketlerin dağılıp marjinalleşmeleri o kadar da zor olmamıştır. Burada da Önderlik ve PKK?nin farkı açığa çıkmaktadır. Bu şahadetler karşısında nasıl bir tutum alınmalıdır? Önderliğin cevabı, şehidi sahiplenme tarzı çok nettir; mücadeleyi bir üst aşamaya taşırmak. İntikamı daha güçlü ve yaygın örgütlemek! Boşlukları ortadan kaldırıp safları daha da sıklaştırmak! Bu tarz sahiplenme, karşı tarafın bütün hesaplarını boşa çıkartmakla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda hem mücadeleyi kesintisiz ileri taşıdı hem de şahadetin anlamlı sahipleneceğini gören on binlerin yola koyulmasına yol açtı. Şehide en iyi sahip çıkanın Önderlik olduğunu bilen on binler yeri geldiğinde gözünü kırpmadan ölümün üzerine yürüdü. Önderlik, tarzı ile şehidin dili oldu.  Her birini ayrı ayrı anlamlandırdı, yaşadı, yaşattı. Şehidi unutmayı ihanetle özdeşleştirdi. Onlara doğru sahip çıkmanın hem yöntemlerini hem de araçlarını oluşturdu. Parti, öz savunma güçleri, kurumlar ve halk olmadan şehide doğru temelde sahip çıkmak mümkün olmayacaktır. Önderlik tarafından bütün bunlar yaratıldı.

PKK?deki şehitler yerelde kalmamıştır. Şehidi yerel olandan evrensel düzeye ulaştırma mücadeleyi büyütmek ve bütün insanlık değerleriyle buluşturmakla mümkündür. Şehidi PKK?yi büyütürken PKK ve Önderliği şehidi evrensele taşımıştır. Şehide en güçlü şekilde sahip çıkmanın yolu onu evrensele taşıyabilmektir. Bu gün PKK?nin şehitleri dünya çapında tanınıyorsa, ona en doğru tarzda, mücadeleyi diğer toplumlara yayarak, sahip çıkan Önderlik sayesindedir. Önderlik gerçeğindeki evrensellik kendini şehitlik olgusunda da göstermektedir. Haki Karer evrenselin ilk halkasıdır. Ardından onlar, yüzler gelecektir. Bugün PKK?nin Türk, Arap, Ermeni, Alman, Fransız, Latin Amerikalı, Afrikalı şehidi vardır. Kemal Pir, Rojbin, Utha, Lêgerin ve diğerleri insanlığı birleştiren ve onu geleceğe taşıyan gerçek karamanlardır. Ulusal sınırları aşarak özgür ve eşit bir toplumsallığın evrensel düzeyde yaşanması umudunu güçlendirmişlerdir. PKK?de vurgulanması gereken bir diğer şahadet gerçeği de kadın şahadetleridir. Hem şahadet biçimi, hem sayısı itibari ile PKK?deki kadın şahadetleri insanlık tarihinde bir ilktir. Kendisi olmaktan çıkarılan kesimlerin başında gelen kadınlar Önder Apo ve PKK çizgisinde kendiliklerini yaratırken uçurumlarda kanatlanmış, kor ateşlerde harlanmış, zindanların dehlizlerinde dimdik durmuş, dağ başlarında çiçeklenmiş, serihıldanlarda sel olup akmıştır. 12 Eylül cuntacıları Sakine?den, bütün apoletliler Zilanlardan, bütün hainler Beritanlardan, insanlık düşmanı DAİŞ?in bütün cellatları Arinlerden boşuna korkmamıştır. Aşkı özgürlükle özdeşleştiren PKK?nin kadın şehitleri dünya kadın hareketine öncülük ederken özgür eş yaşamın gerçekleşmesinin mümkün olduğunu yaşamlarıyla kanıtlayarak en umutsuzların umudu olmuşlardır. Önderliğin bu sahip çıkma tarzı halk tarafından da doğru bulundu ve sahiplenildi. Serihıldanlar şehidi sahiplenme eylemleridir. Berivan?sız bir Cizre, Bagok direnişçileri, Kamuran Dündar?sız Nusaybin, Vedat Aydın?sız Amed ve diğer serihıldanlar düşünülemez. Halkımız ölümüne şehidini sahiplendi. Ve her serihıldan hakikat yoluna koyulan bir katılım dalgası yarattı. Halkımız en değerli varlığı olan evlatlarını kendi elleri ile hak yoluna uğurladı. Önderlik, parti ve halk şehide böyle sahip çıkarken tek tek bizler şehitlerin yaşayan yoldaşları bu sahiplenmeyi kendi şahsımızda somutlaştırmak durumundayız. Onları bu kırkıncı yılda anmak ancak yaşamın sözleri olan şehitleri doğru anlamak ve o sözün gerekleri olan zaferi mümkün kılmakla anlam bulacaktır. Bunun için şehidin yaşamını iyi bilmek gerekir. Şehitler nasıl yaşadı? Verilecek ilk cevap anlamlı yaşadılar olsa gerek. Onlar yaşamın gerçek anlamını kavrayarak, ona göre nefes aldılar, ona göre son nefeslerini verdiler. Onlar anlamlı yaşamın toplumsallıkla bağını en iyi kavradılar ve şahıslarında bir toplumun bütün değerleri ile yaşadılar. Onlar beşeri olan her şeyi aşarak yaşadılar. Bir anlamda maddenin ötesine geçtiler ve tam bir mana oldular. Nitekim birçoğunun ardında bedenlerinden bir saç teli, bir topuk parçası, bir avuç külden başka hiçbir şey kalmadı. Ama milyonların yüreklerinin ve beyinlerinin aydınlatıcı nuru, ab-ı hayatı oldular. Onlar, büyük düşünüp, büyük hissettiler. Düşündüklerini ve hissettiklerini yaşadılar. Onların yaşamında verili olan, basit olan, küçük olan hiçbir şeyin yeri yoktur. Onlar, saf ve temiz yaşadılar. Asla aldatmadılar. Hakiki bir insan nasıl yaşaması gerekiyorsa öyle yaşadılar. Sistemin bütün gömleklerini soyundular, aklandılar. Bunu yapabilmek için günlük olarak kendilerini arındırdılar. Onlar, Öndelik felsefesinin imbiğinden geçmiş hakiki kişileri olarak yaşadılar. Gerçekle hakiki olanın ne olduğunu açığa çıkaran mihenk taşı oldular. Onlar, PKK?nin ahlaki ilkeleri ile yaşadılar ve PKK?nin yeni ahlaki ilkelerini oluşturdular. Onlar, güzel düşündüler, güzeli hissetler ve güzel yaşadılar. Onlar yaşamın gerçek sanatçıları olarak en güzel şiiri, en güzel romanı, en güzel resmi yarattılar. Bugün PKK?de yaşam biraz şiirselse, bir roman tadındaysa ve seyredeni büyülüyorsa bu, şehidin savaş ve mücadeledeki sanatçılığından kaynaklanmaktadır.

Yazının devamı KOMÜNAR 74/PKK PDF?tedir?

 

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.