PKK?DE KADIN ÖZGÜRLÜK TARİHİ

15 Ağustos 2019 Perşembe

Önderlik Botan-Behdinan alanını Kürdistan özgürlük mücadelesine açmak ve kadın militanlardan oluşan gurupları bu hat üzerinde yerleştirmek amacıyla eğittiği bir çok gurubu bu alana göndermiştir.


PKK?nin 40. yıl dönümünü başta Önderliğimize, halkımıza ve de tüm kadınlara kutlu olmasını diliyoruz. Bu görkemli mücadelede şehit düşen tüm yoldaşlarımı sevgiyle minnetle anıyor. 15000 yıllık doğal toplum tarihi egemenler tarafından yazılan tarihin ters yüz edilmesi olarak tanımlıyoruz. Tarihin özellikle bu kesiti çarpıtılarak, özünden uzaklaştırılarak ve yanlış ele alınarak, egemen zihniyet yeni bir tarih yazıcılığı yapmıştır. Dolayısıyla kadın özgürlük sorunu, toplumsal özgürlük sorunu ile ilgilenen başta kadınlar bu tarihi yeniden yorumlamak önemlidir. Egemenlerce yazılan tarihte kadın tarihsiz bırakılmıştır. Tarih kadını bir varlık olarak görmemiştir. Emeği, çabası ortaya çıkardığı değerleri yok sayılmıştır. Egemen erkek kadının tüm yaratımlarını, kendi yaratımlarıymış gibi göstermiştir. Bu anlayıştan dolayı ilk düşürülen cins, sınıf ve ulus olan da kadın olmuştur. Neolitiğin gelişiminde kadının rolü, üreten, başaran yaşamda süreklilik oluşturandır. Tanrıça kültürü ekseninde, sistemin eşitlikçi bir esasa dayandırılması, mülkiyet anlayışının bireyselleşmemesi, komünalitenin gücü, inanç ve düşünce ortaklaşmasıyla yaşamın ve değerlerin somutluğu söz konusudur. Hakikat belirgindir, sahte hakikatler gerçekler yerine konulmamıştır.

Yaşlı erkek, rahip ve askeri şefin ortaklığı, hiyerarşiyi ve iktidarı geliştirmiştir. Bu kadının birinci cinsel kırılmanın nedeninin başlangıcı olmuştur. Kadın fiziğinin tahakküme açılması, kadının aile kurumuyla özdeşleştirilmesi, yaşamdan koparılarak etkinliğinin ortadan kaldırılması, tanrıça kültürüne kadın eksenli toplumsallığa en büyük darbe vurulmuştur. İkinci cinsel kırılma çok tanrılı dinler süreciyle birlikte gelişir. Kadın açısından esas olarak içerilmiş kölelik bu kırılmayla birlikte geliştiriliyor. Verili kimlik özelliklerin kadın açısından içselleştirilmesi temelinde bir dönemi başlatır. Kadın tanrıçalıktan, iffetli ana rolüne indirgenir. En büyük hakikat çarpıtması, iktidarın mutlaklaştırılması dinlerle gelişmiştir. Hakikat saptırılırken, şiddet ve korku temel araçtır. Engizisyon mahkemelerinin cadı avı, direnen kadın nüvelerinin diri diri yakılması erkek egemenliğinin din kılıfıyla kendisini uygulama biçimleridir. Kadın eksik bir varlık olarak görülmüş, erkeğin silik bir eki durumuna indirgenmiş. Kapitalizm kendisinden önceki sistemlerin toplumu olduğu gibi tahakküm altına alma ve bunu yaparken toplumcu niteliğini koruma yaklaşımının tersine toplumu birey olarak bölerek enerjisinden yararlanma özelliğini geliştirmiştir. Bunu yaparken en fazla kadının işgücünden, fiziğinden yararlanma ve Pazar konusu haline getirme, nesneleştirme yaklaşımını en fazla uygulamıştır. Birinci cinsel kırılma ile gelişen özne-nesne ayrımı liberalizmle en üst seviyeye varmıştır. Özgürlük yanılmasını geliştirerek bunu yapmıştır. Kapitalist modernite, cinsiyetçilik, milliyetçilik, bilimcilik, dincilik ideolojisine dayalı bir sistemi oluşturdu. Bununla kadını ücretsiz işçiye dönüştürmekle kalmadı, cinsiyet objesi haline getirerek, bedenide metalaştırıldı. Kadının cinsel obje olarak görülmesinde, pozitif bilimin rolü çok büyüktür. Liberalizmin sistem olarak kadın özgürlüğü adına gelişen her türlü akımı kendi bünyesine alarak sistemini sürdürmenin aracı haline getirmiştir.

Ortadoğu neolitik devrimin geliştiği topraklar olmak kadar karşı devrimin, devletçi kurumlaşmanın da geliştiği alandır. Birinci ve İkinci cinsel kırılmalarda bu topraklarda açığa çıkmıştır. Buna rağmen tanrıça kültürü tümden bu topraklardan kaldırılmamıştır. Tarihte kadın örgütlülükleri 18.yüzyılla birlikte görülmeye başlanmıştır. Öncesinde gelişen direnişler bireyseldir. Örgütlü olabilecek koşullarda mevcut değildir. Feminizm sözcük kökeni olarak 15.YY?da İngiltere?de anlam kazansa da ilk kez Fransa?da kadıncılık anlamında dile gelmiştir. 1890?da kadınların haklarının savunulması ile ilişkilendirilerek kullanılmaya başlanmıştır. 1892?de Paris?te yapılan 1.Uluslararası kongresi, feminizm kelimesini kadın haklarının savunulmasının kuramsal ifadesi olarak benimsenmiştir. Zamanla sistemleştirilen kavram deneyimlere dayalı, feministlerin sorgulamalarıyla analitik açıdan güçlendirilen, sürekli gözden geçirilen, herkes için erişilebilir olan, herkese açık, kutsal görülmeyecek bir teori şeklinde yeni tanımlarla zenginleştirilmiştir. Fransa?da, İngiltere?de, Amerika?da kadının yürüttüğü mücadeleler gelişmiştir. Anayasa ve hukuksal olarak, kadının seçme seçilme hakkı, eşit işe eşit ücret vb. kapsamındadır. Rus, Çin ve gelişen ulusal kurtuluş mücadelesinde kadın aktif rol oynamıştır. Ancak genel devrimin gelişimiyle kadın özgürlüğünün de gelişeceği düşünüldüğünden toplumsal değişim, devrim sonrasına bırakılır. Roza Lüksemburg, Clara Zetkin?de önemli roller oynamakla birlikte mücadele tarzları geneldir. Genel kurtuluşla kadının kurtuluşunun gelişeceğine inanırlar. Önderliğimiz kadın sorunu sınıf ve ulus sorununun ötesinde toplumsal bir sorundur derken çözüm koşullarının neye dayalı gelişmesi gerektiği, ulusal ya da sınıfsal kurtuluş perspektiflerinin kadın özgürlüğü için yetmeyeceğini ortaya koymaktadır.

Feminist hareketler, kadın özgürlük sorununun çözümünü sistem sınırları içinde aramışlardır. Sistemin dışına çıkarak, sistemin yarattığı rol model kadına alternatif olamamışlardır. Radikal mücadeleyi geliştirmemeleri, örgütlülük ve kurumlarını geliştirmemişlerdir. Zamanında gerekli nitelik dönüşümünü sağlayamadıklarından alternatif olamamışlardır. Gelişen Kürt kadının özgürlük mücadelesi, feminist ve diğer gelişen kadın hareketlerin bu deneyim ve mücadelelerinde büyük sonuçlar çıkarmıştır. Aynı zamanda tarihte tüm kadınların verdiği mücadeleleri ve bedelleri kendi mirası olarak görmüştür. Çıkardığı sonuçlarla da kapitalist modernite sisteminin yarattığı kadına karşı, özgürlük bilinciyle, kadın ordulaşmasıyla, kadın partileşmesiyle ve oluşturduğu konfederalizm sistemiyle alternatif olmasını başarmıştır. Genelde Ortadoğu özelde Kürt gerçeğinde kadın konusu en fazla sancılı olan alandır. Tanrıçaların toprağında gelişen karşı devrim ve peşi sıra gelişen cins kırılması en fazla bu alanı etkilemiştir. İslamiyet?in tutucu etkisi, devlet baskısı, çekirdek ailenin mutlaklaştırılması sosyal açıdan Ortadoğu?da çıkmaza yol açmıştır. Mısır ve İran?da bazı feminist hareketler gelişmişse de bastırılmış, sistem sınırlarına çekilmiştir. Arap ülkelerinin bazılarında kadının hala seçme ve seçilme hakkı yoktur. Şeriaat kanunları işletilmektedir. Birinci cinsel kırılma Ortadoğu özgülünde gelişse de evrensel sonuçları olan bir kırılmadır. Özellikle 20. yüzyılda var olma mücadelesi veren Kürtler, girdikleri isyanlar dönemiyle birlikte yoğun imha ve inkar sonucu halk olarak büyük acılar yaşamışlar. Bu isyanlarda kadın katılımı ise belirgindir ve büyük direnişler sergileyerek, isyanların gelişim seyrinde etkin rol üslenmişlerdir. Bir çok açıdan sömürülen Kürt kadını egemen sömürgeci güçlerin imha ve inkar politikalarına içten tepki duymuş ve en önde karşı duruşu sergilemişlerdir. Düşmanın eline sağ geçmemek için, kendilerini uçurumlardan köprülerden atarak, yaşamlarına son vermişlerdir. Koçgiri?de Zarife, Dersim?de Besê, Amed?de Perixan, Güney?de Leyla Kasım, önde gelen direnişçilerdir. Yine Mina Qazi, Fate Reş, Hafza Xan, Gülnaz Xanım, Rınde Xan, Meryem Xan vb. kadınlar kendi zamanlarında Kürt toplumunda etkili kadınlar olmuşlardır. Her dönemde ve her koşulda Kürt kadını, özgür yaşama umudunu ve ütopyasını yitirmemiştir. PKK tarihiyle iç içe şekillenen bir kadın özgürlük hareketidir. Önderlik çıkışıyla kadının yaratılış süreci başlamıştır. Başta mücadelemizde cins çelişkisi ve kadın kurtuluş probleminin tanımlı ve mücadele perspektifli hale gelmesi önemli bir zaman dilimini aldı. Kadın özgürlük tarihini Önderliğimizin çocukluğuyla başlatmak gerekiyor. Kadın çelişkisiyle 7 yaşından itibaren karşılaşmış ve yaşamıştır.

Önderliğimiz baştan beri kadınla ilgili olmak kadar verili kadının kimliği karşısında da ürkerek yaklaşmıştır. Kadınla yoldaşlık istemi çocukluk yıllarında başlayıp günümüze kadar derinleştirerek kapsam kazanmıştır. Yaşam felsefesinin köşe taşı olarak kadınla eşit ve özgür koşullarda özgür ülkeye yürüyüşü esas almıştır. Önderlikle bu özgürlük yürüyüşünde düşenler olmuş olsa da binlercesi şu an Önderlikle özgürlük yürüyüşündedir. Bu yürüyüş Sara, Besê Anuş ile başlayıp Arîn Mîrkan ile zirveleşmiştir.

PKK nasıl ki Önderlik eksenli gelişen bir hareketse, kadın hareketi de Önderlik eksenli gelişen bir hareket olma özelliğini taşımaktadır. Kadın özgürlük problemine duyarlılık hareketimizin ilk çıkışından itibaren hep vardır. Kürt özgürlük sorunsalının sadece üst yapı çözümlemeleri ve klasik Marksist söylemlerle birkaç ekonomik nedene bağlanarak çözümlenmeyeceği tespiti başlangıçta yapılmıştır. PKK çıkışından itibaren yeni kadın ve erkeği yaratarak özgür toplumu yapılandırma mücadelesi olarak gelişmiştir. Kürdistan özgürlük hareketi, kadının kendini bilme ve kendisi hakkında bilgi edinme olanağına ulaştığı ilk yerdir. Kendini sürekli yenileyen, değişime açık, ilkelerine sonuna kadar bağlı ama esnek ve dinamik olan yapılanmasıyla özgürlük hareketimiz kısa süre içerisinde toplumun tüm kesimleri üzerinde etkili olmuştur. Toplumun geleneksel yapılanmasında devrim içinde devrim niteliğini içeren değişim ve gelişmelere yol açmıştır. İdeolojik gurup aşamasında dahi Önderlik ideolojisi en temel farkını toplumsal cinsiyetçiliğin özgürleştirilmesi sorununa yaklaşımda ortaya koymuştur. Kadınla ve tüm canlılarla tahakküme dayalı ilişkiyi reddeden, erkek egemenlikli uygarlığı ve erkek aklı sorunların merkezine koyan bakış açısıyla özgür toplum ve onun ilişki biçimini yaşam anlayışını inşa etme mücadelesi vermiştir. Devletçi-iktidarcı mantığın aşılmaması, karşıtına benzeşme ve mücadele ettiği dünya sisteminin mezhebi durumuna düşme kaynağını kişilik ve kadın sorununu doğru çözümlenmemesinden almıştır. PKK?yle kadınlar ve erkekler geleneksel modelin terk edildiği yeni bir yaşam, ilişki ve kişilik alanıyla tanışmışlardır. Kadından her zaman itaat ve özverinin istendiği eril bakış açısının aşılarak yeni bir kadın ve yaşam formülasyonunun inşa edilmesi çabası PKK?yi kadın için çekim merkezi yapmıştır. PKK ideolojik formasyonunu oluştururken bunu sadece sınıf ve ulus egemenliğiyle sınırlı tutmamakta cins egemenliğine karşı da savaş açmaktadır. Özgürlük mücadelelerini tahakkümcü zihniyetin etkilerinden kurtarmanın ve kalıcı başarıya götürmenin tek yolu kadının mücadeleye aktif, bilinçli ve iradeli katılımını sağlayacak zeminin yaratılmasıdır. Bir toplumun gelişmişlik düzeyi de o hareket içerisinde yer alan kadınların özgürlük düzeyiyle anlaşılmaktadır. Hiçbir özgürlük hareketi kadın katılımını bu düzeyde olmasına cesaret edememiştir. PKK?nin buna cesaret etmesi özgürlük ideolojisine olan güveninden, özgürlük ahlakına olan inancından, özgürlük bilincinin derinliğindendir. Hepsinden önemliside Önderliğimizin karakteri hareketin oluşumunu, karakterini, ilkelerini belirlemiştir.

Grup aşamasında PKK?nin ideolojik olarak mayalanma süreci kadar ilk örgütlenme çalışmalarıda yürütülür. Kürdistan sömürgedir tezi etrafında toplanan guruba ilk katılan kadınlar Fatma ve Sara arkadaştır. İlk kadın katılımlarında etkili olan sınıfsal ve ulusal çelişkiler olmakla beraber aile ve sistem gerçekliğide etkili olmuştur. Kadın katılımlarında cins çelişkisi üzerinden katılımlar olmasa da her katılım anlamlı bir özgürlük çıkışıdır. PKK?de bir araya gelen kadınlar o ana kadar kadının bildikleri ve yaşadıklarının çok ötesindedir. Sistemde aileden erkekten ilk kopuşu gerçekleştirmenin adımını atmıştır. Ve oluşturmak istediği özgür yaşamın ilkelerine adım atmıştır. Kendi toplumsallığını yaratma da ortak yaşam kültürünü oluşturma da kendini keşfetme de ilk askeri eğitime katılma, ilk mermiyi sıkma vb. ilkeleri yaşamaya başlamıştı. Önderlik kadına ilişkin ilk kapsamlı çözümlemeye 8 Mart 1987?de başlamıştır. Kadın ve aile gerçekliğin çözümlenmesinin önemini Önderlik ortaya koyuyor. Aile gerçekliğinin yarattığı kişilik kadroya da yansıyor. 3. Kongrenin kadın-erkek ilişkilerinin yeniden tanımlanması ihtiyacı doğar. Yeni Kürt bireyini yaratmak Kürdistan?ı yaratmaktır. Yaşanan pratikler ilk süreçlerden o döneme taşınan ilişki ve kişilik yaklaşımlarında köklü bir sorgulamayı ve bu sorgulamayı tüm kadrolara maletmeyi zorunlu kılıyor. 3. Kongreyle alınan özgün örgütlenme kararı önemli bir tarihsel birikimin sonucudur. O döneme kadar ki katılımlar, başta Sara arkadaş olmak özere, zindan direnişlerinde yer alan kadın arkadaşların halk üzerindeki etkisi önemli olmuştur. Yine askeri çalışmalarda ısrarla yer alma istemi ve özellikle kongre öncesi yaşanan kadın şahadetleri, bir düzey oluşturmuştur. Besê Anuş, Azime Demirtaş, Türkan Derin arkadaşların şahadetleri kadının savaştaki rolünü ortaya koyuyordu.

Kadının etkisi incelendiğinde bu etkinin özgürlük lehine çevrilmesi ve mücadelenin kazanımları haline getirilmesi kadının eğitimlerden geçirilerek özgün örgütlenmesi için temel çıkış noktasıdır. Avrupanın ERNK ve kadın örgütlenmesi için temel alanlardan biri olarak belirlenmesi, Ozan Mizgin ve Berivan arkadaşların bu sahada yürüttükleri çalışmalardan, aldıkları sonuçlardan ve Avrupa zemininde yarattıkları mücadele ve direniş zemininden kaynağını almaktadır. YJWK ilk kadın ürgütlenmesi olarak gelişmiştir. 1987?de ilk kongresini Avrupa?da yapmıştır. İlk örgütlenme deneyimi olması açısından önemlidir. 8889 yılında İkinci Kongre?sini yapar. İkinci Kongre şehit düşen Berivan arkadaşın anısına atfedilmiştir. Ağustos 91?de de YJWK?nin Üçüncü Kongre?si 1500 kadının katılımıyla yapılmıştır. Kadın hareketinin ilk yayın organı olan ?Jına Serbılınd? dergisi yayın hayatına başlamıştır.

88-89 yılına gelindiğinde başta Rojava ve Mardin olmak üzere kadın katılımlarında önemli gelişme yaşanmıştır. Yoğun kadın katılımları eğitim ihtiyacını da ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle 91 yılı kadın eğitim ve örgütlenmesi anlamında önemlidir. Bu yıl, Mahsum Korkmaz akademisinde yüze yakın kadın arkadaş eğitim devresinde yer almıştır. Bu dönemde Önderliğin yoğunlaşması ülkede bir kadın konferansını yapmak ve kadın çalışmalarını merkezileştirmektir. Bunun için her çalışma alanından kadın kadrolar Önderlik sahasına çekilmektedir.

Yine ifade ettiğim bu süreç Botan-Behdinan savaş hükümetinin tartışıldığı bir süreçte kadın özgün örgütlülüğü güçlendirilerek merkezi bir çalışma öngörülmektedir. Önderlik genel eğitimlerin yanı sıra kadın arkadaşları özgün olarak yoğunlaştırmaya başlamıştır. Önderlik Botan-Behdinan alanını Kürdistan özgürlük mücadelesine açmak ve kadın militanlardan oluşan gurupları bu hat üzerinde yerleştirmek amacıyla eğittiği birçok gurubu bu alana göndermiştir. Önderliğin teorik eğitimlerin yanında radikal denemelerinin en üst düzeyde geliştiği, ataerkil sistemi reddederek özgürlükçü adımlar attığı ve kendi sahasında bunu uygulattığı yıllar olmuştur. Örneğin Mahsum Korkmaz akademisinde Önderliğin, erkek arkadaşları mutfak işlerinde görevlendirerek, kadın arkadaşları bu görevden muaf tutması Kürt gerçeğine kıyasla radikal bir adımdır. Kadını mutfaktan çıkarma eylemidir. Kadın dünyasını genişletme adımıdır. Kadın hareketine katılımlar nicel ve nitel olarak büyümüştür. 91 yılının sonlarında bugün Medya Savunma Alanları adı verilen alanlarda özgün kadın örgütlenmesi oluşturulmuş. Bu alanlarda takım ve bölükler oluşturularak kadın ordulaşmasının zemini hazırlanmıştır. Kadın gücü örgütlendikçe sistemli hale de gelmeye başladı. En radikal özgürlük eylemi olarak kadın ordulaşması ve serhıldanlarla gelişen kadının siyasallaşmasıdır. 90 ile 95 yılları arasındaki süreçte, serhildan da kadın öncülüğü iç içe ve paralel gelişmiştir. Zekiye, Rehşan, Berivan ve Ronahi arkadaşların kendi bedenlerini ateşe vererek Newrozu karşılamaları, mücadelemizde yeni bir aşamayı kendisiyle birlikte getirmiştir. Sadece Kürt halkı değil, tüm dünya Kürt kadınının neler yaptığını ve neler yapabileceğine tanıklık etmiştir. Ezilen halklara ve kadına ilham ve güç kaynağı olurken, uluslararası hegemonik güçleri ve Kürt işbirlikçilerini de öfkelendirmiştir. Hareketin kitlesel olarak büyümesi, serhıldanların yaygınlaşması, Kürtler adına PKK?nin temel muhattap olarak öne çıkması hem uluslararası güçlerin Ortadoğu müdahalesini zorlamakta hem de bölgesel düzeyde Kürdistan?ı işgal eden devletleri zorlamıştır. PKK?nin halklaştığı süreç olarak tanımladığımız yeni bir dönem başlamıştır. Yurtsever halkın gelişimi önemli bir düzeye ulaşmıştır. Bu temelde ulusal halk meclisleri örgütlendirilmiştir. Milis eğitimleri örgütlenmiş ve silahlı sivil ordunun geliştirilmesinde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu anlamda 92 Newroz?u büyük gelişmelere tanıklık eder. Rehşan Demirel arkadaş İzmir Kadifekale?de kendini yakma eylemi gerçekleştirir. Serhıldanlarda kadının katılımından etkilenir. Gelişmeleri takip eder. Devletin Newrozu kutlatmama açıklamalarına karşılık cevabı ?ben kendimi newroz yapıyorum Kadifekale?den, Cizre, Mardin ve Nusaybin?e cevap vermek zorundayım. İsmet Sezgin?e (o dönemin iç işleri bakanı) haber veriyorum; Newroz kutlanacak, lastikle olmazsa bile canımızla kutlanacak? der. Önderlik ?Rehşan arkadaş, metrepol halkımızın kendine getirilmesinde ve ülkeye taşırılmasında bir kaldıraç ve köprü rolünü oynadığı daha çarpıcı görülmüştür. Özellikle kadına ilişkin olarak çok sayıda katılıma yol açması, neredeyse erkek sayısından daha fazla bir kadın katılımına yol açması, onun kadın özgürlüğüne de büyük bir katkı, bunun komuta ve ordu gücü olduğunu gösteriyor.? Yine Ronahi ve Berivan arkadaşın eylemlerine ilişkin belirttiği ?eğer özgürlük kolay olsaydı Ronahi ve Berivan kendilerini yakmazlardı? dedi. Kürt kadınının dirilişi ve öncülüğü gerillada kitlede her alanda ateş topu misali büyük bir yükseliş yaşar. Kadın ordulaşmasının gelişimi kolay olmamıştır. Dünyada denenmemiş bir durumu ifade ediyordu. Başta kadında kendisine bu konuda güvensiz yaklaşmıştır. Erkeğin de bu alanı kendine ait görmesi kadına güvensiz yaklaşımı açığa çıkmıştır. Kadının orduda olmaması, geri cephede kalmasının dayatılması, kadını savaşta kendine benzeştirme, geleneksel klasik kadında ısrar etmenin teorisi oluşturmuştur. Bu yanılgılı ve egemenlikli anlayış ve yaklaşımlara karşı kadın yapısı büyük bir mücadele vermiştir. Önderliğimizin bu konudaki çabaları, kadının mücadelesini yürütebilmesi açısından oluşturduğu zeminler, kadının irade olabilmesi açısından geliştirdiği eğitim ve diyaloglar, kadın ordulaşmasının temel güç kaynağı olmuştur. 92 güney savaşı ve Beritan arkadaşın eylemi, kadın ordulaşmasında bir dönemeçtir. Güney savaşına bir çok kadın arkadaş ilk kez katılmalarına rağmen, TC. ordusuna ve KDP?ye karşı önemli bir rol oynamışlardır. Xakurkê?de Beritan arkadaşın, peşmergelerin eline sağ geçmemek için kendini uçurumdan atması, teslimiyet karşısında tarihi bir duruş ve eylem ortaya koymuştur. Burada iki çizginin savaşımı vardır. Ferhat?ın şahsında gelişen ihanet, teslimiyet ve işbirlikçi çizgiyken, Beritan arkadaşın şahsında gelişen, direniş çizgisi olmuştur. 2002-2004 tasfiyecilik sürecinde Önderliğimizin tekrardan Beritan çizgisini gündemleştirmesi Osman-Botan çizgisinin teslimiyetçi ihanetçi yaklaşımlarına karşı kendi çizgisi olarak Beritan arkadaşın direniş çizgisini gündeme getirmiştir. Bizimde hangi çizgide olduğumuzu netleştirmemizi istemişti. Esas kadın ordulaşması Güney savaşıyla başladı. Kadın gücü yeniydi ama tüm mevzilerde savaşa aktif katıldı. Kadının aktif katılımı sonucu, erkeğin kadın savaşamaz teorisi ve yanılgılı yaklaşımları önemli oranda aşıldı. Diğer bir temel etkende Önderlik eğitimini gören arkadaşlarda cins bilincinin gelişmesi ve kendi farkına varmanın kendisiyle getirdiği mücadele bilinci olmuştur. Özellikle Beritan arkadaşın eyleminden sonra, Önderlik kadın ordulaşmasını çok kapsamlı ele alıp kadın gündemine koydu. Önderlik ?birey olarak güçlenmek yetmez, kurum olarakta güçlenmeniz gerekir; her düzeyde ordulaşmanızı ve kurumsallaşmanızı sağladığınızda, erkek egemenlikli etkilere ve kişilere karşı çok iddialı bir duruma gelirsiniz.? Önderlik kadın orduda olsun mu, olmasın mı? Olacaksa nasıl olmalı? Sorgulamalarını tüm eyaletlerin gündemine koyup görüş istemiştir. Botan, gerillada yüzde on kadın arkadaşlar olsun derken, diğer eyaletler kadın gerillada olmasın. Toplumsal ve siyasi çalışmalarda yer alsın demişlerdir. Buna karşılık Önderliğin attığı adım 1 kasım 1993?te kadın ordulaşmasının talimatı olmuştur.

Yazının devamı KOMÜNAR 74/PKK PDF?tedir?

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.